1

8

Embed

Mutluluk aslında mutsuzluktur (1)

Kana kana su içiyordu çeşmeden, dakikalarca çeşmenin başında uğraştı. Elini yıkadı, yüzüne su serpti, avucuna su doldurup kafasına döktü. Sonra tekrar su içmeye başladı. Bir metre uzunluğundaki ve eski görünümlü sıvasız çeşmenin başındaki tombul adama bakarken, onun mutlu benim ise mutsuz olduğumu fark ettim.

 

Beni mutsuz eden, onun çeşme başındaki halleriydi. Anı yaşıyordu. Hayatı salise salise değerlendiriyordu sanki! Onun mutluluğu beni neye mutsuz ediyordu. Hiç tanımadığım birinin çeşme ile teması beni niye mutsuz ediyordu?

 

Suyu içersin ve gidersin hatta su başında demin telefonda konuştuğun iş arkadaşını düşünürsün, birazdan yiyeceğin yemeği aklından geçirirsin, seni bekleten minibüsçünün şapkalı olmasını istersin. Kafanda bi ton malzeme vardır ve suyun ön plana çıkması imkânsızdır.

 

Bu su başındaki adamın sadece suya odaklanması ve bunu on dakikadır sürdürmesine anlam veremiyordum.

 

Ayağa kalktığını gördüm ve içimden çok şükür, dedim. Adamı izlemeyi bırakmak üzereydim ki, o mutlu adam yere yığıldı. Etrafa bakındım kimse yoktu ve hemen 112’yi aradım. İnanılmaz ve o kadar yavaş bir yarım saat geçirdim. Ambulans, siren sesleri, telaş ve hastane…

 

O deminki mutlu adam ölmüştü. Doktor beni yakını zannederek “Maalesef kaybettik, başınız sağ olsun.” dedi. Tanımıyordum adamı ama yakınım değil sadece yardım ettim, diyemedim. Yere yığıldım kaldım. Ağlıyordum. Onun mutluluğundan mutsuzluk üretmiştim.

 

 

Belki de o halen mutludur ama ben ise daha mutsuzdum.

 

On dakika sonra ölecek birinin bu kadar mutlu olmasının bir sebebi vardır. On dakika sonra ölecek birini izleyen adamın mutsuz olmasında da bir sebep vardır.

 

 

İnanın, bulamıyorum.

 

twitter.com/mahirtemur

 

 

 

3
Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !